
Pazar günü ÖSS sınavı yapılacağını duyduğumda hemen yerimden fırlayıp onca iş güç arasında klavyenin başına geçtim. Öğrencilerin bana ihtiyacı vardı.
ÖSS’ye yıllar önce girmiş, hem de iyi sayılabilecek bir derece elde etmiş birinin tavsiyeleri şüphesiz işe yarayacaktır. Ancak şu var ki; sınava girecek yaklaşık 2 milyon kişiden sadece 1 ya da 2’si aşağıda sıralayacağım öğütlerden nasiplenecek. Bunun sebepleri:
a) Bu sitenin günlük ziyaretçi sayısının Beşiktaş’ın toplam şampiyonluk sayısından bile az olması.
b) ÖSS’ye girecek öğrencilerin ekseriyetinin şu anda ebeveynleri tarafından gözaltında olması.
c) Yazının başlığını gören bir kısım öğrencinin “Öğüt manyağı olduk koçum, geç bunları” diyerek önyargılı yaklaşması.
d) Yaşça benden küçük olmalarına rağmen bana “koçum” şeklinde hitap ettiklerini varsaydığım öğrencilerin asabımı bozmaları…
Sebepleri fazla uzatmayalım ki, asıl konuyu bekleyen o şanslı 1-2 kişi de kaçmasın. Evet, başlıyoruz.
1-Sınavın yapılacağı okulu mutlaka önceden gidip görün. Bu size sınav gününde okulu bulamayan insanlara yardımcı olma fırsatı, daha da önemlisi bunların karşı cins olması halinde potansiyel sevgili bulma fırsatı verecektir.
2- Sınavın yapılacağı binayı mutlaka önceden gidip görün. Ulaşımı nasıl sağlayacağınızı, salonunuzun hangi katta olduğunu, binanın sıcaklık yalıtımını, depreme dayanıklılığını, orman arazisi üzerine inşa edilip edilmemiş olduğunu kontrol edin.
3-Okulun orman arazisi üzerine inşa edilmiş olduğunu öğrenirseniz bunu sakın umursamayın. Sakın sınav anında “Lan buraları eskiden ormanmış, belki de bu oturduğum yer bir tilkinin yuvasıydı, belki şu gözetmenin yerinde bir koala vardı” şeklinde düşüncelere kapılmayın. Bu düşünceler sizi sorulardan uzaklaştıracak, dikkatinizi dağıtacaktır.
4-“Sınav sabahı güzel bir kahvaltı yapın” öğüdünü sakın dinlemeyin. Bu yoğunluktaki bir stres altında yapılabilmiş tek güzel kahvaltı 1961 yılında İngiltere’nin Birmingham kentinde görülmüştür. Birmingham Futbol Kulübünün alt yapı seçmelerine gidecek olan Teddy Hopkins isimli genç, babasının ona yüklediği müthiş baskıya rağmen fevkalade bir kahvaltı yapabilmiştir. Sakın bu başarıyı tekrarlayabileceğinizi düşünmeyin.
5-Sınav binasına varınca hemen anne-babanıza ocağın altını açık unuttuğunuzu, hatta ütüyü de kedinin üzerinde unuttuğunuzu söyleyin. Bu onların hemen eve koşmasına, dolayısıyla sınav süresince aşağıda bekleyip sizi germemelerine vesile olacaktır.
6-Sınav salonuna asla cep telefonu getirmeyin. Böylece sınavdan sonra beş yüz bin kişiye aynı şeyleri söylemekten dolayı kaybedeceğiniz milyonlarca beyin hücrenizi korumuş olacaksınız.
7-Sınavda görevli hocaya ilk olarak “İstediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?” sualini sorun. Bu hem sizi hem de salondaki diğer öğrencileri bir nebze rahatlatacak, lisedeki sınıfınızda olduğunuz hissini uyandırarak stresinizi alacaktır. Ne var ki, sınav salonu içerisinde “diğer öğrencilere kağıttan uçak fırlatayım da daha da bi sınıfta hissedeyim kendimi” şeklinde laubalileşmenin size hiçbir faydası dokunmayacak, hatta sınavdan atılmanıza sebep olacaktır.
8-Sınav gözetmeninin kopya çektiğinizi düşünmemesi için ilk yarım saat boyunca özgüveninizin zirvede olduğunu gösterin. Ağzınızı büzüp “Pehh, çerez gibi sorular, yutarım lan bunları ben” havasına bürünün. Yarım saat sonunda gözetmen kopya çekecek bir insan olmadığınızı düşünecektir. Bu süre sonunda özgüveninizi o eski düşük seviyesine indirip soruları çözmeye başlayabilirsiniz.
9-Dışarıdan gelen korna seslerini kafanıza takmayın. Korna çalan bir sürücünün on binlerce ebeveyn tarafından linç edildiğini hayal edin. Nitekim tam da bu sırada hayaliniz gerçekte de yaşanıyor olacaktır zaten.
10-Bilemediğiniz soruda fazla zaman harcamayın. Hemen yanınızdaki öğrencinin cevabına bakın. Onun da yapamadığını gördüğünüzde rahatlama hissinin sizi sardığını fark edeceksiniz.
11-Sınav boyunca asla “Ya kazanamazsam” diye düşünmeyin. Mantıklı olun, burada kazanamayacak olan siz değilsiniz. Gerçek şudur ki; bu ebeveyninizin sınavıdır. Siz sadece onlar adına iş takibi yapan biri gibisiniz.
12-Sınav süresince asla “Sınavda başarılı olamazsam annem babam kahrolur” şeklinde vehimlere kapılmayın. Böyle düşünceler aklınıza geldiğinde hemen “Babam beni sürekli döven biri, içip içip eve geliyor, kendisinin seri katil olduğunu bilmiyorum sanıyor. Hele anneme ne demeli, işi gücü arkadaşlarıyla konken oynamak, uyuşturucu bağımlısı olduğunu saklamaya çalışıyor, üstelik alkolik. Birbirleriyle para için evlenmişler, nasıl oluyorsa artık. İkisi de birbirinden beter” temasıyla bir senaryo kurun kafanızda. Böylece onlardan bir süreliğine nefret edecek ve stresinizi yenmiş olacaksınız.
13-Sayısal bölüm bittiğinde pi sayısının değerinin 3,14 olduğunu hemen unutmaya çalışın, çünkü sözel bölümde bu bilgi hiçbir işinize yaramayacaktır. Pi sayısının değerini unutmak için kendi kendinize bir süre “Pi sayısının değeri 3,17’dir, yok yok 4,78’dir, oha lan 5,99’dur” şeklinde tekrarlayarak aklınızı karıştırın. Bir süre sonra bu gereksiz bilgiyi unuttuğunuzu fark edeceksiniz.
14-Eğer sınav sonucu hakkında çok iyimser değilseniz, sakın cevap kağıdına düzgün işaretleyip işaretlemediğinizi kontrol etmeyin. Burada yapılacak yerinde bir kaydırma sonucu en büyük sıkıntınızın Boğaziçi Üniversitesi’nin gelecek Bahar Şenlikleri’nde hangi kıyafeti giyeceğiniz sorunu olması işten bile değil.
15-Bahar Şenlikleri’nde hangi kıyafeti giyeceğiniz sorununu sakın sınav vaktinde çözmeye çalışmayın. Bu konuda size yardım edecek birçok insan olacaktır.
16-Tuvaletiniz gelirse tutun… Tutun…. Tutun….. Şimdi bırakın..
17-Sınavdan sonra sakın kafa dağıtmaya falan gitmeyin. Babanız bunun için zaten sizi bekliyor olacaktır. Sınavınız çok çok iyi geçtiyse bir parça eğlenebilirsiniz.
Bunları dikkate alırsanız sınavda başarılı olma ihtimaliniz yüksek. Ama tabii sonrasında bir de tercih meselesi var. Uyduruk tercihler yapmadan önce bir hafta sonra yazmayı planladığım, ama muhtemelen bir ay sonra yazacağım “adam gibi tercih yapın len” başlıklı yazımı bekleyin.
(Kaynak : HakimTürkmen)
.



0 Yanıt, “ÖSS’ye gireceklere altın öğütler”