
Kutlu olsun.
.
ben ölmek için doğmadım, ebedi yaşamak için öleceğim.

Diyelim ki İstanbul’u çok özlediniz ama gidemiyorsunuz. Bir özlem bir hasret bastı dediniz ki ‘şöyle Ortaköy’de oturup bir çay içsem ne güzel olurdu‘. Hemen aşagıda verdiğim linklere tıklıyorsunuz. Ortaköy’de çekilmilş panoramik fotoğrafı bilgisayarınıza indiriyorsunuz. Çayınızı alıp bilgisayarın başına oturuyorsunuz, sahil havasını daha gerçekçi yaşamak için de camı kapıyı felan açın ceryan yapsın, bir hava silikülasyonu (inşallah böyle yazılıyordur) sayesinde sanki gerçekten Ortaköy’de oturup çay içiyormuşsunuz gibi atmosfer olacak.
Hem sadece İstanbul’un değil çoğu şehrimizin, kutsal mekanların, tarihi yerlerin, sarayların, bağların, bahçelerin, camilerin, caddelerin aklınıza neresi geliyorsa her yerin panoramik fotoğrafını çekmişler.
Bilgisayarınıza indirin oturun izleyin. Bu da yetmezse artık yapacak bir şey yok, bir bilet alıp gidin İstanbul’a.
.
Wooww kelimesi ecnebi milletlerin şaşırma hallerinde söyledikleri bir kelime olup, tam Türkçe karşılığı ‘vaaayy’dır. Yabancı milletler ülkemizin güzelliklerini görsün şaşırsınlar diye her şehrin her ilçenin semtin, tarihi mekanların fotoğraflarını çekmişler hepsini bir adreste toplamışlar: www.wowturkey.com
Özellikle İstanbul’un çok güzel fotoğrafları var. Bazılarını header resmi olarak kullanmıştım, hala da kullanmaya devam ediyorum. Konunun iyice anlaşılması bakımından şu fotoğraflara bakın sonra da siteyi ziyaret edin.
Dünyanın önemli metropollerinden biri sayılan İstanbul’un semt isimleri, bu konuda anlatılan efsaneler gibi hayli ilginç. Peki hangi ilçenin adı nereden geliyor, anlamı ne?
Tarihi ve kültürel zenginliği, kalabalık nüfusu, dinamizmi, gece-gündüz ve iş yaşamının yanı sıra sorunlarıyla da dünyanın önde gelen metropolleri arasında sayılan İstanbul, semt isimleri ve bunlarla ilgili anlatılan efsanelerle de dikkati çekiyor.
9 ayrı dil ve kültürde 33 farklı isimle anılan İstanbul’un eski semtleri de halk arasında veya tarih kitaplarında anlatılan ilginç olaylardan adlarını buldu.
”Aksaray”ın, Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamı İshak Paşa’nın İç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra o bölgede yaşayanları buraya gönderdiği ve semtin adının buradan geldiği, ”Ahırkapı”nın, Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan ve padişah atlarının bulunduğu ”Has Ahır”ın 7 kapısından birisinin bu semtte bulunmasından kaynaklandığı biliniyor.
”Aşiyan” isminin, Tevfik Fikret’in burada bulunan ve Farsça’da ”kuş yuvası” anlamına gelen ”Aşiyan” adlı evinden, ”Bağlarbaşı”nın ise dönemin ünlü bağ ve bahçelerin burada yer alması nedeniyle bu adı aldığı belirtiliyor. ”Bebek” ile ilgili olarak anlatılan 2 rivayetten birinin, Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının ”Bebek” lakaplı olması, diğerinin ise ”padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine ‘bebek’ demesi ve bundan sonra bahçesinin ‘Bebek Bahçesi’ olarak anılması” olduğu anlatılıyor.
”Beşiktaş” ismiyle ilgili anlatılan 2 rivayetten biri, semtin ismini Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini bağlamak için diktirdiği 5 taştan aldığı, diğeri de burada yaptırılan kiliseye Kudüs’ten getirtilen beşik taşından geldiği yönünde.
”Beyazıt” adının ise Sultan II. Beyazıt’ın semtte kendi ismiyle anılan bir külliye yaptırmasından geldiği biliniyor.
Beyoğlu: Semt adını, İslamiyet’i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus prensinden veya ‘Bey Oğlu’ diye anılan Venedik prensinin burada oturmasından aldı.
Bakırköy: Bizans döneminde ismi ‘Makri Hori’ olan semt, 14. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra ‘Makriköy’ olarak anılmaya başlandı. Cumhuriyet’in kurulmasının ardından Türkiye sınırları içerisinde kalan yabancı kökenli isimlerin değiştirilmesi sırasında Atatürk’ün isteğiyle semt, Bakırköy adını aldı.
Çatladıkapı: Bizans döneminde yapılan surların ‘Sidera’ adlı kapısı, 12′de yaşanan depremde çatlayınca, hem semt, hem de kapı bu isimle anılmaya başlandı.
Çemberlitaş: Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun büyük sütunlarından birisi olan Çemberlitaş, bulunduğu bu semte adını verdi.
Feriköy: Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan ‘Madam Feri’ye bölge toprakları bağışlandı ve semtin ismi bu şekilde oluştu.
Galata: ‘Gala’ kelimesi Rumca’da ’süt’ anlamı taşıyor ve semtteki süthanelere gönderme yapılarak ‘Galata’ ismi türetildi. Diğer bir anlatıya göre de bu isim, İtalyanca’da ‘denize inen yol’ anlamına gelen ‘galata’ kelimesinden geldi.
Taksim: Kelime anlamı ‘dağıtım’ olan Taksim adının, Osmanlı döneminde suyun halka dağıtıldığı yer olmasından kaynaklandı.
Teşvikiye: İsmin, Sultan Abdülmecit’in, bölgede yeni bir mahalle kurulması için teşvikte bulunmasından geldiği ve bu durum, Rumeli ile Valikonağı caddelerinin kesiştiği noktada bulunan bir taş kitabede de belgelendi.
Üsküdar: Bizans’ın ‘Skutari’ denilen ve şehrin Anadolu yakasında bulunan askeri birliklerinden gelen ‘Skutarion’dan gelen bu isim zamanla değişerek Üsküdar’a dönüştü.
Veliefendi: Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerine kurulan hipodrom, semte de Veliefendi ismini verdi.
KENTİN 33 İSMİ
Çeşitli dil ve medeniyetlerde farklı şekillerde adlandırılan İstanbul,
Grekçe’de ”Vizantion”,
Latince’de ”Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma”,
Rumca’da ”Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis”,
Slavca’da ”Çargrad, Konstantingrad”,
Vikingce’de ”Miklagord”,
Ermenice’de ”Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli”,
Arapça’da ”Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma”,
Selçuklular’da ”Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul” ve Osmanlıca’da ”Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü’s-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü’l-Hilafetü’l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergah-ı Mualla, Südde-i Saadet” gibi bilinen farklı 33 isme sahip.
Necip Fazıl’ın şiirini İbrahim Sadri yorumlamış.
Şiir, fotoğraflar, ses hepsi güzel. İyi seyirler.
New York Times: Yemek için dünyada gidilecek ilk şehir İstanbul
ABD’nin saygın gazetelerinden New YorkTimes, okurlarına, 2008 yılında İstanbul’a mutlaka gitmelerini ve leziz Türk yemeklerini tatmalarını önerdi.
Gazetenin hafta sonu yayımlanan gezi ekinde, 2008 yılında mutlaka gidilmesi gerekli yerler sıralamasında, İstanbul özellikle midesine düşkün Amerikalıların dünyada gitmesi gereken ilk şehir olarak gösterildi.
Ekin, İstanbul’a ayrılan ve “Kültürler Yemek Masasında Buluşuyor” başlığıyla yayımlanan yazısında, İstanbul’daki modern ve geleneksel restoranların sunduğu zengin yemek kültürünün nasıl hem uluslararası, hem yerel, hem ileri görüşlü, hem de son derece köklü olduğundan söz ediliyor. İstanbul’da uluslararası restoranların da şube açtıkları belirtilen yazıda, İstanbulluların artık daha fazla organik yiyeceklere yöneldikleri de vurgulanıyor.
Gezi ekinde, 2008 yılında mutlaka gidilmesi gereken yer arasında Laos, Lizbon ve Tunus ilk üç sırayı paylaşırken, 10. sırada Libya, 17. sırada İran ve son sırada New York yer aldı. Gazete, ayrı bir sıralama da yaparak, okurlarını 2008 yılında “yemek yemeye” İstanbul’a, “macera yaşamaya” Grönland’e, “hesaplı tatile” Arjantin’e, “aile olarak dünyayı tanımaya” Afrika’ya, “lüks tatile” Moskova’ya, “parti yapmaya” Dubai’ye, “kültür tatiline” Berlin’e davet ederken, yazıda Kazakistan’ın ise gidilmesi gereken yerler arasına yeni katılan bir ülke olduğu ifade edildi.

İstanbul, ABD’nin çok satan ‘Travel and Leisure’ dergisinin okuyucularına yaptığı ankette, Avrupa’nın en iyi üçüncü şehri seçildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, dünya çapında 1 milyon 500 bin tiraja sahip dergi son sayısında, dünya ve Avrupa’daki en iyi şehir ve oteller ile ilgili okuyucularına anket düzenledi.
Anket sonuçlarında İstanbul, 100 tam not üzerinden aldığı 84.78 puanla Avrupa’daki en iyi üçüncü şehir oldu. Floransa’nın birinci, Roma’nın ikinci olduğu ankette İstanbul, Paris, Barselona, Venedik ve Prag gibi Avrupa’nın ünlü şehirlerini geride bıraktı. İstanbul, bütün dünyadaki en iyi şehirler arasında ise sekizinci oldu. İstanbul’u NewYork, Sidney, Bangkok gibi şehirler geçti.
‘En egzotik şehir’ unvanı
İstanbul, dünyanın en iyi 10 şehri arasında ‘en egzotik şehir’ unvanına layık görüldü. Ankette, İstanbul Sultanahmet’teki Four Seasons Otel de Avrupa’daki en iyi otel seçildi. Four Seasons Otel, derginin okuyucularından 93.55 puan aldı. En iyi oteller sıralamasında ikinci İngiltere’nin Londra şehrindeki The Milestone, üçüncü İtalya’daki Relais ll Falconisre oldu. Türkiye’nin rakip ülkelerinden Yunanistan ise sıralamaya giremedi. Tanıtma Genel Müdürü Özgür Özaslan da İstanbul’un yıldızının giderek daha çok parladığını söyledi. Bakanlığın 2007 reklam kampanyalarının meyvelerini vermeye başladığını belirten Özaslan, yurtdışı tanıtım faaliyetlerinin artarak devam ettiğini kaydetti.
Son Yorumlar