'Şiir' ile Etiketlenmiş Yazılar



Kimsesiz hiç kimse yok

yalniz-2.jpg

Hiç kimse yok kimsesiz
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi

Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu

Avnî (Fatih Sultan Mehmet)

Umut Yaprakları

yapraklar

Öyle bir ilk yaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.

Özdemir Asaf

Kısa ve öz

tren rayi

İki rayı gibiyiz
Bir tren yolunun,
Yakın olması
Neyi değiştirir
Son istasyonun?

S. Akın

Korkuyorum

ayrilik

Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun…
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun…
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun…
İşte, bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun…

William Shakespeare

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?

Victor Hugo

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül, dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor Hugo
 

Hayat mayat

yagmur

Hayat, mayat diyorlar
Benim gözüm mayat’ta.
Hayatın eksiği var:
Hayat eksik hayatta.

Takınsam, kanat, manat;
Kuş, muş olsam seğirtsem.
Bomboş vatana inat,
Matan’a doğru gitsem…

Necip Fazıl Kısakürek

istanbul

Necip Fazıl’ın şiirini İbrahim Sadri yorumlamış.

Şiir, fotoğraflar, ses hepsi güzel. İyi seyirler.

Çöl büyüyor; vay haline içinde çöller olanın!

çöl

 

Çöl büyüyor; vay haline içinde çöller olanın!
Taş sürtüyor taşa, çöl yutuyor ve boğuyor.
Ölü canavarın kıvılcımlar saçan kahverengi gözleri sabit,
çiğniyor - hayatı çiğnemek onun…
Unutma, zevkin yiyip bitirdiği ey insan
taş sensin, çöl ve ölüm de sen…

Nietzsche

Kafiyeler

Necip Fazıl Kısakürek

Ne diye,
Bu şuna,
Şu, buna,
Kafiye?
Başa taş,
Aşa yaş,
Hey’e ney,
Tuhaf şey!

Kafiye
Mantığı,
O mantık!
Hediye
Sandığı,
Bu sandık!
O mantık,
Bu sandık-
ta sandık,
Ve yandık .

Okumaya devam edin ‘Kafiyeler’

Ertelenen Sevdalar

kum saati

ertelenen sevdaların
bedelini ödemiyor yaşam
o zaman şimdi, sımsıkı tutup yüreklerimizi
bir kez daha yitirmemek için geleceği
suskunluğu bozmanın zamanı gelmedimi
özlemek yetmiyor
özlemleri sıraya koymak gerek
hikayenin bu yerinde
varsayımlar üzerine kurulan gelecekte
eğilmeden bükülmeden varabilmek için hedefe
kaçakcısı olmadan duyguların
yakalaya bilirsek birlikteliği
bu günde bizim yarın da…

Tayfun Talipoğlu

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »


بسم الله الرحمن الرحيم

Her hayrın başı.

Bloguma gelen

  • 55,815 . ziyaretçisin
visitor stats

İnsani Yardım Vakfı

Organik blog

Flickr

Uludağ'dan Bursa'ya

More Photos