'Yılmaz Erdoğan' ile Etiketlenmiş Yazılar

Ömrüm ömrüm

mum yanar
mum ışıldar
kendileri yoktur, gölgeleri oluşur
ferinden korkulsa da rahmetin
yenilmez toprağa can katmanın kudreti
bir ömre kaç hayat sığar görülecektir…

mum aydınlar
mum sınar
ayrılık acısı kadar seversin
ve sevmenin coşkusu kadar koyar insana
aşk sözcüğünden ayrılmak

mum yaralanır
mum sürer
kem söz sahibini sürükler
son çağındır artık
gövdende birikir
senden eriyen parçalar

mum biter
mum söner dibine hayatın
işte yaşadığım dediğin
bir mum ömrüdür

eren
ve
eriten kendini…

Yılmaz Erdoğan

Nisanlık öldü mü?

koşulacak bir sancı gibi inceden
genceden aktım geceye
ihtiyar sokaklarda acemi lambalar
ve ıslak bir ışık ilkbahara
ilkbaharın günahı olmaz nasılsa…

çocuklar bulmuş, getirdiler
kanadı kırılmış bir nisan yağmurunu
nisan’ın kuyruğuna teneke bağlar mı insan,
çocuk olmasa?…
aşk şakasını kaldırır mı insan,
çocuk olmasa…

bir celsede boşanıyor mağrur bir yağmur,
nisanların yenildiği yalancı baharlarda…
ilkbaharın günahı olmaz nasılsa!

Yilmaz Erdogan

”Şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek.”

Böyle demiş Yılmaz Erdoğan.

Doğru söylemiş.

Bu Yol Nereye Gider?

yol

bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan once
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir

gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela

yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

Yılmaz Erdoğan

İmgesi kendinden kalın

istanbul

orada
bizans
orada
topkapı ve surlar
ve rutubet, aslanım!
şimdiki zamanlarda aklım
geniş zamanlardaki
rehavet!

şiirdik bütün aşkşamları
seninle
saçından bir dal düştü
yüzünün en ıssız yerine

yine sen
ve yine sizlik
sensiz artık bu şehir
faşistanbul!

Yılmaz Erdoğan

Çöl daha iyi

Bedevi

çöle kıyısı olan kentlerin
limanları sıkıcı olur
kuş uçar gemi geçmez,
kervan zaman içinde.
böyle kentlerde insan
fırtına gibi sever,
sevdiği için ağlamayı.
hangi türküde sevmekten bahsedilse
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum
seni sevmekle ıslanır akşam sefalarım
hangi türküde sevmekten bahsedilse
bu çölde ben
“şair burada yaşadığı kenti çöle benzetiyor”da
bahsedilen şair olurum!

Yılmaz Erdoğan


بسم الله الرحمن الرحيم

Her hayrın başı.

Bloguma gelen

  • 55,815 . ziyaretçisin
visitor stats

İnsani Yardım Vakfı

Organik blog

Flickr

Uludağ'dan Bursa'ya

More Photos